21 Kasım 2019

Tiryakinin çocuğu da bağımlı oluyor

Anıl Yeşildal, Allen Carr’ın “sigarayı bıraktırma yöntemi”nin Türkiye’deki uygulayacılarından biri. Yeşildal, kendini de “sigarayı bıraktırma uzmanı” olarak konumlandırıyor. Yaptığı iş önemli ama “tıp alanında araştırmaları var” demekle araştırma olmuyor. Haberde çok sayıda yalnızca inanca dayalı bilgi var. Tabii ki anne ve babalar çocukları için birer rol modeldir. Zaten birçok araştırma, çocuğun sigaraya başlaması ile ebeveyninin sigara içmesi arasında bir bağlantı bulmuştur. Ancak, örneğin; çocuk “bir kere içersem bağımlı olurum” bilgisine inanıyorsa, hiçbir şekilde sigaraya başlamıyor gibi bulgular da mevcut. Yani, haberde geçtiği gibi sigara bağımlılığının çocuklar üzerindeki etkisi “kurşun” metaforu ile açıklanacak kadar net değil.

Uzmanlara göre, anne-babasını rol model alan çocuğun bilinçaltına kazınan mesajla sigara bağımlısı olma riski yüzde 50 artıyor.

Tek ebeveynin sigara içmesinin, çocuğun ileride sigara bağımlısı olma riskini 1,3 kat, 2 ebeveynin tiryakiliğinin ise bu riski 2,16 kat artırdığının araştırmalarla kanıtlandığına vurgu yapan Dr. Anıl Yeşildal, aslında çocuk hekimi ayrıca sigara bağımlılığı üzerine bilimsel çalışmalar yapan bir isim. Özellikle ebeveynlerin içtiği sigaranın çocuk sağlığı üzerindeki etkilerine yoğunlaşan Dr. Yeşildal’a göre içilen her sigara, aslında çocuğa sıkılan kurşun anlamına geliyor, hatta çocuğun yanında değil uzağında içilse bile.

Çocuk için anne-babanın vazgeçilmez rol modeller olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Anıl Yeşildal, ailesini rol model alarak ve “annem, babam sigara içiyor” düşüncesiyle büyüyen çocuğun sigara içme ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi.

Sigara tiryakisi anne-babaların düştüğü en büyük yanılgının “Ben sigaramı çocuğumun yanında içmiyorum. Balkonda ya da bahçede ondan uzakta içiyorum ve onu koruyorum” düşüncesi olduğunu dile getiren Dr. Yeşildal, “Tam da bu düşünce nedeniyle, anne-babasını taklit ederek büyüyen, her davranışında onlar gibi olmaya çalışan çocukların küçük yaşlardan itibaren sigara algısı beyinlerine iyice kazınıyor ve ileride çok büyük oranda potansiyel birer sigara içicisi olabiliyorlar” dedi.

‘ANNEM-BABAM İÇİYOR, BEN DE İÇECEĞİM’ ALGISI GELİŞİYOR

Uzağında da olsa içilen sigaranın çocuğun algısını etkilediğine parmak basan Dr. Yeşildal’a göre, balkonda veya bahçede sigara içerek çocuklarının sağlığını koruduğunu düşünen aileler büyük bir yanılgı içinde. Uzak bir noktada içerek fiziksel anlamda çocukları sigarının zararlarından korumak belki mümkün olabilir ancak Dr. Yeşildal, zihinsel algıya ve sigara içmenin bulaşıcı psikolojik bir hastalık olduğuna parmak basıyor. Anne-babaların, çocuklarının yanında sigara içmemek konusunda geçmişe göre daha bilinçli olduğunu belirten Dr. Yeşildal’ın bu konudaki yorumu şöyle: “Hatta çocuklarının görmesini bile istemiyorlar, mümkün olduğunca uzağa kaçarak içiyorlar. 21. yüzyılın anne-babalarına çok teşekkür ediyorum; artık çocuklarının yanında sigara içmedikleri, mümkün olduğunca onları korumaya çalıştıkları için. Ama çocuktan uzak bir yerde sigara içmek onun zihnini korumaya yetmiyor. Onun zihnine ‘annem-babam sigara içiyor ben de büyüyünce içeceğim’ düşüncesini aşılıyor.”

BİLİNÇALTINDA 80 BİN KAYIT BİRİKİYOR!

Aslında her bireyin sigara bağımlısı adayı olarak dünyaya geldiğini aktaran Dr. Yeşildal, kişiyi sigara bağımlılığına götüren süreci ise şöyle anlatıyor: “13-15 yaşında ilk sigarayı deneyene kadar sigaranın olumlu bir şey olduğu hissini veren yaklaşık 80 bin görsel-duysal kayıt bilinçaltımızda birikiyor. Yani gencecik bir insan tam 80 bin beklenti ve inançla ilk sigarayı deniyor, ilk deneme kötü tadı ve boğulma hissiyle genellikle tam bir kabus, yani beklentileri karşılamayabiliyor. Neden keyif alamadım merakıyla tekrar tekrar deneniyor. Nikotin bağımlısı olduktan sonra da bilinçaltındaki hatalı virüs programı aktive oluyor.”

Kaynak: Habertürk – Photo by Ali Yahya on Unsplash

Yorum bırakın